3 Eylül 2009 Perşembe



Göbekli Tepe, Urfa

Bilinen en eski tapınak, 11.000 yaşında, Mısır piramitlerinden 7000 yıl yaşlı

Çayönü, Ergani, Diyarbakır

19 Aralık 2008 Cuma



Aşıklı Höyük, Aksaray, Nevşehir




Çatalhöyük
Çumra, Konya









Kaynak: http://edna.itor.org/nl/projecten/a00139/print, çizim: John G. Swogger


Bilinen en eski, en eşitlikçi toplumlardan. Yapılar arasında, belli bir işlev için özelleşmiş olana rastlanmamış. Yani bir tapınak veya saray veya mezarlık yok. Bütün bu işlevler tek bir yaşam birimi içinde mevcut. Dolayısıyla topluluk içinde özelleşmiş insanlar da yok, ( yani bu durumda olmadığı düşünülüyor).. Birlikte yaşamı düzenleyen kurallar nasıl işliyordu? Oldukça içiçe geçmiş bir yaşam tarzları var, bazı evlerin içinden geçilerek diğer evlere ulaşılıyor. Çöpler konusunda bir düzenleme olduğu keşfedilmiş. Tuvalet atıkları da dahil olmak üzere, çöpler evler arasındaki boşluklara veya artık kullanılmayan evlere atılıyormuş. Koku diyeceksiniz, koku kültürel bir olguymuş. O kokunun içine doğduysanız pis olduğunu düşünmüyorsunuz. İlginç?


Efes, Yamaçevler,

Selçuk, İzmir

Kaynak: http://www.sanaltc.com/izmirin-antik-kentleri-bunlar-sadece-bir-kaci-t3372.html?s=b6118e02426be48266ebe273782421fb&p=12479

27 Kasım 2008 Perşembe



Priene, Kuşadası, Aydın













kaynak: http://web.uni-frankfurt.de/fb09/klassarch/Projekte.html


Harran, Urfa












Fotoğraf: Uğur Yılmaz, http://www.trekearth.com/gallery/photo684853.htm


Harran, Urfa











Fotoğraf: Mehmet Kemal Mert, http://www.trekearth.com/gallery/Middle_East/Turkey/photo857103.htm


Hasankeyf, Batman

Fotoğraf: Faik Kıvanç, http://www.trekearth.com/gallery/Middle_East/Turkey/photo645791.htm



Hasankeyf, Batman

Fotoğraf: Dick Osseman, http://www.pbase.com/dosseman/hasankeyf


Ürgüp, Nevşehir




Mardin










Fotoğraf: http://www.resimler-im.com/r-turkiye-resimleri-53-mardin-resimleri-139-mardin-8572.html


Mardin












Fotoğraf: http://www.thewallpapers.us/r-turkiye-manzaralari-173-mardin-227-mardin-7808.htm


Mardin












Fotoğraf: http://www.yenilikleronline.com/2008/07/08/anadolunun-kudusu-mardin-olacak/


Mardin










Fotoğraf: Tayfun Topraktepe, http://fr.trekearth.com/gallery/photo681025.htm


Kayseri












Fotoğraf: İhya Vural, http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=625406


Ağırnas, Kayseri

















Fotoğraf: http://www.bunlarlazim.com/turkiyenin-10-harikasi.html


Cumalıkızık,
Bursa







Proje: Murat KAFESCİOĞLU (Mimar- MSGSÜ), Figen ORÇUN KAFESÇİOĞLU (Y.Mimar- MSGSÜ), Gülşen KILIÇREİS ÖZAYDIN (Y.Mimar_Kentsel Tasarım Uzman-İTÜ), Levent ÖZAYDIN (Ekonomist)

26 Kasım 2008 Çarşamba



Cumalıkızık, Bursa











Köy meydanı, ulu çınarların gölgesinde..Bir köşede çeşme var. Köy evleri meydanı sarmalıyor ve tanımlıyor. Herşey insan ölçeğinde. Bir köşede oturup çayınızı yudumlayıp sohbet edebilir veya kalabalığa karışıp alışveriş yapabilirsiniz. Ancak son zamanlarda Cumalıkızık turistik bir yer haline gelmiş. Meydandaki araç trafiği ve gürültüsü hiç kesilmiyor.


Cumalıkızık, Bursa


Cumalıkızık, Bursa
Cumalıkızık, Bursa




Amasya












Fotoğraf: http://www.sonbaski.com/yenisite/amasya/amasya1.html


Doğu Karadeniz











'Doğu Karadeniz Direniyor' başlıklı makaleden, Fotoğraf: Ali Konyalı, National Geographic Türkiye

Bozat, Bulancık, Giresun

Eski Datça, Muğla


Edige, Elmadağ, Ankara

25 Kasım 2008 Salı



Şirince, Selçuk, İzmir











Fotoğraf: FlavioLima, http://picasaweb.google.com/flavioalima/OrienteMDioCompletoParteITurquia#5123219573644925906


Kaleköy


Tirilye, Bursa


Beypazarı, Ankara


Ürünlü, İbradı, Antalya












Fotoğraf: http://picasaweb.google.com/bluesun12/RNlKLtRKY#


Ürünlü, İbradı, Antalya












Fotoğraf: http://picasaweb.google.com/bluesun12/RNlKLtRKY#

Antakya


Safranbolu,












Fotoğraf: http://www.kultursanat.org/haber/haberid-559.html


Safranbolu












Fotoğraf: http://www.kultursanat.org/haber/haberid-559.html


Kalkan












Fotoğraf: http://www.villa-tranquillity.com/kalkan-magic.htm

Küçükkuyu, Çanakkale


Kayaköy, Fethiye, Muğla

24 Kasım 2008 Pazartesi


Gümüşlük, Bodrum, Muğla


Birgi, Ödemiş, İzmir
Assos (Behramkale), Çanakkale
YAPI BİYOLOJİSİ İLKELERİ
http://www.buildingbiology.net/

1. Bina alanı jeolojik olarak bozulmamış olmalıdır.
2. Konutlar endüstri merkezlerinden ve ana trafik hatlarından uzak olmalıdır.
3. Konutlar ve yeşil alan harmanlanmalı, binalar yeşilin içine dağıtılmalıdır.
4. Konutlar kişiye özgü olabilmeli, doğayla uyum içinde, barınma ihtiyaçlarına yanıt veren, aile yaşamını destekleyen tasarımlar yapılmalıdır.
5. Doğal ve yapısı bozulmamış malzemeler kullanılmalıdır.
6. Duvar, döşeme ve tavan nefes almalıdır.
7. İç mekanlardaki nem oranı doğal olarak düzenlenebilmelidir.
8. Havadaki kirleticiler filtrelenmeli ve etkisiz kılınmalıdır.
9. Isı izolasyonu yapılmalı ve ısı kayıpları engellenmelidir.
10. Odadaki hava ve yüzey sıcaklıkları iyi ayarlanmalıdır.
11. Isıtma sistemi ışınım yoluyla ısıtma özelliğine sahip olmalıdır. Güneşin ısı enerjisinden yararlanılmalıdır.
12. Yeni bir binadaki nem oranı düşük olmalı ve hızla kuruyabilmelidir.
13. Bir bina ya hiç kokmamalı ya da hoş bir kokusu olmalıdır. Zehirli gazlar yaymamalıdır.
14. Işık, ışıklandırma ve renkler doğal koşullarla uyum içinde olmalıdır.
15. Gürültü kirliliğine karşı önlem alınmalıdır. İnfrasonik ve ultrasonik ses dalgaları da insan bedenine zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmelidir.
16. Radyoaktif olmayan veya çok az radyoaktif malzemeler kullanılmalıdır.
17. Atmosfer elektriği ve iyon yoğunluğu arasındaki doğal denge korunmalıdır.
18. Gezegenin doğal manyetik alanı değiştirilmemeli ve bozulmamalıdır.
19. İnsan yapımı teknolojilerden kaynaklanan elektromanyetik ışınım engellenmelidir. (ya da mümkün olduğunca en aza indirgenmelidir.)
20. Kozmik ve yeryüzüne ait ışınım gereklidir ve mümkün olduğunca kesintiye uğratılmamalıdır.
21. İç mimari ve mobilya tasarımları fizyolojik bulgularla uyumlu olmalıdır.
22. Uyumlu ölçüler, oranlar ve şekiller kullanılmalıdır.
23. Yapı malzemeleri, üretim, uygulama ve bertaraf edilme aşamalarında çevre kirliliğine ve yüksek enerji maliyetlerine sebep olmamalıdır.
24. Bina faaliyetleri nadir bulunan ve geri kazanılamayan doğal kaynaklarımızın yok olmasına sebep olmamalıdır.
25. Bina faaliyetleri sosyal ve tıbbi harcamaların yükselmesine sebep olmamalıdır.

çeviri: Evren

17 Eylül 2008 Çarşamba

PATTERN LANGUAGE

YAŞAYAN MEKANLAR YARATMA KILAVUZU
Christopher Alexander, Sara Ishikawa, Murray Silverstain with Max Jacobson, Ingrid Fiksdahl-King, Shlomo Angel

Center for Environmental Structure, Berkeley, California
Oxford University Press, 1977

Çeviri: Evren

ŞABLON 37- EV KÜMELERİ

İnsanlar, eğer çevrelerinde kümelenmiş bir grup ev ve bu evlerin arasında kalan ortaklaşa sahiplendikleri kamusal alanlar yoksa kendilerini evlerinde rahat hissetmezler.

Evler cadde üzerinde sıralandığında ve sokaklar belediye tarafından sahiplenildiğinde, evlerin hemen dışındaki alanın o evlerde yaşayan aile ve bireylerin ihtiyaçlarını yansıtması mümkün olmaz. Eğer insanların, çevrelerinin düzenlenmesi konusunda söz söyleme ve karar alma hakkı olursa, bu alanlar, zaman içinde, orada yaşayanların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde biçimlenirler.

Kılavuzumuzun bu maddesi arazi kümelerinin ve evimizin hemen yakınındaki diğer evlerin özel bir önemi olduğu düşüncesine dayanmaktadır. Mahalledeki alan kullanımının derece derece farklılaşmasının kaynağı ve komşuluk ilişkilerinin odağı budur.

Herbert Gans, The Levittowners ( New York: Pantheon, 1967), adlı kitabında bu konu üzerine sağlam kanıtlar toplamıştır. Gans tipik bir yerleşim alanında insanların birbirini ziyaret etme alışkanlıklarını araştırdı. Konuştuğu 149 kişinin hepsi de düzenli olarak komşularıyla görüşen insanlardı. İlginç olan bulgu, bu ziyaretlerin geometrik şekliydi.






Tipik yerleşimlerde her ev
kendi kümesinin merkezindedir.






Yukarıdaki şekle bakın, bunun gibi bir tane neredeyse her ev için yapılabilir. Siyah taralı evin her iki yanında birer ev, sokağın karşısında bir ya da iki ev ve bir tane de hemen arkada bahçe çitinin ötesinde bir ev var.

Deneklerin yaptığı komşu ziyaretlerinin %93’ü bu bölgede kalıyordu.

En çok kimi ziyaret ettikleri sorulduğunda %91’i bunun sokağın hemen karşısındaki komşu ya da yan komşu olduğunu söylemişlerdir.

Bu bulgunun güzelliği mekansal kümelenmenin, insanları komşuluk ilişkileri içinde bir araya getirmekteki gücünü göstermesidir. En bariz ve geleneksel küme – yandaki ve sokağın karşısındaki evler- bile kabaca bir daire çizerler ve en çok ilişki burada kurulur. Eğer bu şekle bahçe ve çitlerle ayrılmış olmasına rağmen, arkadaki evi de eklersek Levittown’daki bütün ziyaretleri kapsamış oluruz.

Şu sonuca varıyoruz ki: blok yerleşiminin ve mahalle planının buna elvermediği, hatta kümelenmeyi engellemek ve görünmez kılmak için elinden geleni yaptığı durumlarda bile, insanlar mekansal kümelenmenin kanunlarına göre davranıyorlar.

Gans’ın verileri sezgilerimizi doğrulamaktadır: insanlar mekansal bir kümenin parçası olmak isterler, kümenin parçası olan insanlar arasında ilişki kurulması elzem bir fonksiyondur. Bu ihtiyaç, insanlar bir arabaya sahip olup tüm şehre dağılmış arkadaşlarını görmeye gidebilseler bile, geçerlidir.

Peki kümenin büyüklüğü ne olmalıdır? Gans’ın araştırmalarında her ev 5 veya 6 adet evden oluşan bir kümenin merkezindedir. Bu elbette ki kümedeki ev sayısı için bir limit belirlememiz için yetmez çünkü Levittown’daki yerleşim planları fazla sınırlayıcıdır. Tecrübelerimize göre, evlerin yerleşimi bir kümelenme desenine göre ayarlandığında, gruptaki uyum ve uyumsuzluklar arasında kurulan denge kaç evin bir arada olabileceğini kendiliğinden ortaya koymaktadır.

Kümeler 8 veya 12 evden oluştuğunda şablon en iyi şekilde işlemektedir. Her aileden bir temsilcinin katıldığı toplantılarda – ki bu sayı bir masa etrafında toplanıp, yüz yüze konuşabilecek, birbiriyle direk iletişim kurabilecek insan sayısıdır- grubun ortak kullandığı ve sahip olduğu alanlar için en doğru kararlar alınabilir. 8- 10 kişi rahatlıkla bir mutfak masasının etrafında toplanabilir, birbirleriyle iletişimi kaybetmemek için özel bir çaba sarf etmelerine gerek kalmadan sokaklardaki ve bahçelerdeki yeni haberleri konuşabilir. Kümeyi oluşturan ev sayısı 10 veya 12’yi geçtiğinde bu denge bozulur. Biz bu nedenle kümedeki ev sayısının limitini 12 olarak belirledik. Elbette daha az ev de olabilir, 6 veya 8 evden oluşan kümeler hatta, 3, 4 veya 5 evlik kümeler de mükemmel işleyebilir.

Şimdi diyelim ki, bir grup komşu veya bir semt, mahalle örgütü veya bir plancı, bu şablonu kullanarak bir ev kümesi yaratmaya çalışıyor, dikkat edilmesi gereken önemli konular nelerdir?

İlk olarak ev kümesinin geometrisi gelir. Yeni bir mahalle kurarken, evlerin ortak bir alanın etrafında veya kenarında konumlandığı, köşelere doğru giderek zayıflayan bir küme merkezi, (çekirdeği) olan, pek çok farklı şekilde küme üretmek mümkündür.















12 evden oluşan bir küme

Genellikle tek başına dikilen evlerden oluşan, hali hazırda inşa edilmiş mahallelerde ise, bölgeleri birbirinden koparan katı yapı kuralları esnetilip, insanların varolan sistemi yavaş yavaş birbirine örülü kümelere dönüştürmesine izin verilerek bu şablon zaman içinde kullanıma girebilir. Bu konuda kılavuzumuzun ‘ Ortak Alan (67)’ ve ‘ Aile (75)’ isimli maddelerini de okumanız tavsiye edilir. Bu şablonu ‘ Sıra Evler (38)’ ve ‘Ev Tepeleri (39)’’ inde bile uygulamak mümkündür. Bu durumda sıra evlerin yerleşimindeki ince ayarlar ve apartman bloklarının bir araya geliş şekli kümeyi yaratır.

Her durumda, ev kümesi tarafından paylaşılan ortak alan, olmazsa olmazdır. Ortak alan odak noktasıdır ve grubu birbirine bağlar. Bu küçük bir yol da olabilir büyük bir yeşil alan da.

Diğer yandan kümeleri çok sıkı ve kendi içine kapalı yapmamaya da özen gösterilmelidir. Yoksa daha geniş topluluğu dışlayan, kısıtlayıcı ve kapalı alan korkusu yaratan yerlere dönüşürler. Kümeler arasında bağlantı, kesişim bölgeleri ve açık uçluluğa ihtiyaç vardır.










Bir Türk köyünde iç içe geçmiş ev kümeleri


Kümenin geometrisi kadar mülkiyet şekli de önemlidir. Eğer mülkiyet hakları kümenin fiziksel özelliklerini desteklemez, beslemezse bu şablon işe yaramaz. Basitçe ifade edersek küme onu oluşturan evlerde yaşayanların malı olmalı ve onlar tarafından işletilmelidir. Ev sahipleri örgütlenebilmeli, paylaştıkları ortak alanın da sahibi olabilmelidirler. Böyle küçük örgütlenmelerin pek çok örneği vardır. Kendi bölgemizde de bu tür deneysel yerleşimlerin yolda olduğunu hatta bazılarının bir süredir uygulamaya konduğunu biliyoruz. Merkezimize gelen ziyaretçilerden öğrendiğimiz kadarıyla dünyanın diğer bölgelerinde de bu tür gelişmeler var.

Bizim savunduğumuz sistem şöyle: bir eve sahip olan kişi evin ait olduğu kümenin ve kümenin ait olduğu mahallenin de ortağı olur. Bu şekilde her ev sahibi otomatik olarak farklı seviyelerde kamusal alanın hissedarıdır. Kendi kümesindeki evlerden başlayarak, her seviye kendi gelişiminin ve bakımının sorumluluğunu ve kontrolünü elinde tutan politik bir birimdir.

Böyle bir sistemde yerleşim ister yüksek ister düşük yoğunluklu olsun zamanla kendi kümelenme biçimini bulacaktır. Ve bu kümeler, şu an dağılmış mahallerimizden belli belirsiz algılanabilen kaliteli, güzel bir komşuluk yaşamını destekler hale geleceklerdir.

‘’ İnsanın ifade edilmeyen sırrı şudur: varlığının çevresindekiler tarafından onaylanmasını ve kendisine çevresindekileri onaylama fırsatı verilmesini ister, ve…sadece aile içinde ve toplumsal örgütlenmeler içinde değil komşuluk ilişkilerinde de, belki evinden dışarı çıkarken veya penceresinden bakarken karşılaştığı komşularıyla selamlaşmak ve bu selama eşlik eden iyi niyet dolu bir bakış; merak, güvensizlik ve alışkanlığa yer vermeyen karşılıklı sempati dolu bir bakış: karşısındakine varlığının onaylandığını söyler. İşte bu insandır.’’
(Martin Buber, Gleanings, New York: Simon an Schuster, 1969, p.44)

Bu nedenle:

Evleri kabaca ama fark edilir biçimde 8 -9-10-11 veya 12 evden oluşan, bir ortak alan veya yol çevresinde konumlanan, kümeler şeklinde organize et. Ancak buradan geçen herhangi biri de kendini başkasının arazisine izinsiz girmiş gibi hissetmesin.